İçeriğe geç

Çok kültürlü olmak ne demek ?

Çok Kültürlü Olmak Ne Demek? Farklı Dünyaların Aynı Kalpte Buluşması

Bir Akşam Günlüğüme Yazdığım En Uzun Cümle

25 yaşındayım ve Kayseri’de yaşıyorum. Hayatımın büyük bir kısmı bu şehrin tanıdık sokaklarında, ailemin sıcak sohbetlerinde ve çocukluğumdan beri bildiğim mahallelerde geçti. Ben hep aynı ezgileri duydum, aynı yemeklerin kokusuyla büyüdüm, aynı insanların arasında kendimi güvende hissettim. Ama bir gün hayatımın küçük bir anında fark ettim ki insanın dünyası sadece doğduğu yerden ibaret değilmiş.

O akşam her zamanki gibi günlüğümü açtım. Gün içinde yaşadıklarımı yazmayı severim. Bazen küçük bir mutluluğu, bazen içimde kalan bir kırgınlığı, bazen de kimseye anlatamadığım düşüncelerimi sayfalara bırakırım. O gün yazdığım ilk cümle şuydu:

“Bugün ilk defa başka insanların dünyasına gerçekten dokunduğumu hissettim.”

Bu cümleyi yazarken içimde garip bir heyecan vardı. Çünkü o gün, çok kültürlü olmanın sadece farklı ülkelerden insanlarla tanışmak olmadığını anlamıştım.

Kayseri’de Başlayan Farklı Bir Karşılaşma

Birkaç ay önce Kayseri’de düzenlenen küçük bir kültür etkinliğine katılmıştım. Açıkçası giderken çok büyük beklentim yoktu. İnsanların kendi kültürlerini anlattığı, birkaç stanttan oluşan sıradan bir etkinlik olacağını düşünüyordum.

Yanılmışım.

Orada farklı şehirlerden, farklı ülkelerden ve farklı hayat hikâyelerinden gelen insanlarla tanıştım. Kimi kendi çocukluğunu anlattı, kimi ailesinden öğrendiği gelenekleri paylaştı, kimi de yaşadığı zorluklardan bahsetti.

İlk başta biraz çekingen davrandım. Çünkü insan bazen bilmediği şeylerden uzak duruyor. Bunu kabul etmek benim için kolay olmadı. Kendimi açık fikirli biri olarak görüyordum ama o gün fark ettim ki hâlâ keşfetmem gereken çok şey vardı.

Bir insanın konuştuğu dilin, giydiği kıyafetin, yediği yemeğin ya da yaşadığı yerin onun bütün hikâyesini anlatmadığını öğrendim.

Çok Kültürlü Olmak Ne Demek?

Çok kültürlü olmak ne demek diye düşündüğümde artık aklıma sadece farklı kültürleri bilmek gelmiyor.

Bana göre çok kültürlü olmak; farklı insanların yaşam biçimlerini anlamaya çalışmak, onların dünyasına saygıyla yaklaşmak ve kendi doğrularımızın herkes için aynı olmadığını kabul etmektir.

Çok kültürlü bir insan olmak, “Benim bildiğim doğru” demekten vazgeçip “Sen bunu neden böyle düşünüyorsun?” diye sorabilmektir.

O gün tanıştığım insanlardan biri bana ailesinin yıllardır sürdürdüğü bir geleneği anlattı. Benim hayatımda hiç karşılaşmadığım bir alışkanlıktı. İlk duyduğumda şaşırdım. Hatta biraz yabancı hissettim.

Ama sonra düşündüm.

Benim için normal olan bir şey, başka biri için ne kadar farklı görünebilir? Aynı şekilde başka birinin hayatı da bana uzak gelebilir. Asıl güzellik de burada değil miydi?

Farklılıkların arasında ortak bir insanlık duygusu bulabilmekte.

Küçük Bir Sohbetin Bende Bıraktığı Büyük İz

Etkinlik sırasında genç bir kadınla sohbet ettim. Nereden geldiğini, burada nasıl bir hayat kurduğunu anlattı. Konuşurken gözlerinde hem özlem hem de umut vardı.

Bana eski yaşadığı yerden bahsetti. Ailesini, çocukluk anılarını ve geride bıraktığı sokakları anlattı. Onu dinlerken içimde büyük bir hüzün oluştu.

Çünkü bazen bir insanın sadece söylediklerini değil, söyleyemediklerini de hissedersiniz.

Onun anlattıkları bana şunu düşündürdü: Hepimizin içinde taşıdığı görünmeyen bir hikâye var.

O gün eve dönerken çok düşündüm. Aslında insanlar birbirinden o kadar farklı değil. Hepimiz sevilmek, anlaşılmak ve ait olmak istiyoruz. Sadece bunu farklı yollarla ifade ediyoruz.

Günlüğüme şunu yazmıştım:

“Bugün farklılıkların insanları ayırmadığını, aksine doğru bakıldığında birbirine yaklaştırdığını gördüm.”

Ön Yargılarımı Fark Ettiğim An

Bunu yazmak biraz zor ama dürüst olmak istiyorum. Ben de zaman zaman farkında olmadan bazı ön yargılara sahip olmuşum.

Bazı insanları tanımadan onlar hakkında düşünceler oluşturduğum anlar olmuştu. Belki kötü niyetle değildi ama yine de doğru değildi.

Bunu fark ettiğimde biraz utandım.

Çünkü insan kendini iyi biri olarak görse bile bazen eksiklerini kabul etmek zorunda kalıyor. O gün kendime kızdım ama aynı zamanda değişebileceğimi hissettim.

Çok kültürlü olmak bence tam olarak burada başlıyor. Sadece farklı kültürleri görmek değil, kendi içimize de bakabilmek gerekiyor.

Kendi düşüncelerimizi sorgulamak, bilmediğimiz şeyleri öğrenmeye açık olmak ve insanları kalıplara koymamak gerekiyor.

Farklılıkların İçindeki Güzellik

Bir Sofrada Birleşen Hikâyeler

Birkaç hafta sonra yine benzer bir ortamda farklı insanlarla aynı sofraya oturdum. Masada herkesin anlattığı farklı bir hikâye vardı.

Biri çocukluğundan bahsetti, biri ailesinden öğrendiği yemek tarifini anlattı, biri de hayallerini paylaştı.

O an kendimi çok huzurlu hissettim.

Çünkü uzun zamandır ilk defa insanların birbirini değiştirmeye çalışmadan sadece dinlediği bir ortamdaydım.

Bence kültürlerin en güzel tarafı da bu. Her kültür içinde bir yaşam izi taşır. Bir müzikte, bir yemekte, bir kelimede veya bir gelenekte insanların geçmişi saklıdır.

Bir insanın kültürünü anlamaya çalışmak, aslında onun hayatına küçük bir pencere açmak gibidir.

Çok Kültürlü Bir Dünyada Yaşamak

Günümüzde insanlar artık geçmişe göre çok daha fazla iletişim halinde. Farklı ülkelerden, farklı şehirlerden ve farklı kültürlerden insanlar aynı ortamları paylaşabiliyor.

Bu yüzden çok kültürlü olmak artık sadece bir tercih değil, hayatın doğal bir parçası haline geldi.

Ama bunun sadece farklı insanlarla aynı ortamda bulunmak olduğunu düşünmüyorum.

Bir insan, farklı kültürlerden insanlarla aynı yerde yaşayıp yine de kendi dünyasının dışına çıkmayabilir.

Asıl mesele merak etmektir.

“Bu insan neden böyle düşünüyor?”

“Onun hikâyesi nasıl başladı?”

“Ben onun yerinde olsaydım ne hissederdim?”

Bu soruları sormaya başladığımızda dünyamız gerçekten genişliyor.

Günlüğümde Kalan Son Cümle

O günden sonra hayatıma baktığımda bazı şeylerin değiştiğini hissediyorum. Hâlâ Kayseri’de yaşıyorum, hâlâ aynı sokaklardan geçiyorum, hâlâ aynı şeylerden mutluluk duyuyorum.

Ama artık dünyaya biraz daha geniş bir pencereden bakıyorum.

Eskiden farklılıkları uzaklık gibi görürdüm. Şimdi ise onları insanları birbirine bağlayan renkler olarak görüyorum.

Çok kültürlü olmak ne demek diye bugün kendime sorsam, cevabım çok basit olurdu:

Çok kültürlü olmak, başka insanların dünyasına saygıyla yaklaşabilmek ve onların hikâyelerinde kendinden bir parça bulabilmektir.

Belki hepimiz aynı dili konuşmuyoruz, aynı geleneklerden gelmiyoruz veya aynı hayatları yaşamıyoruz. Ama hepimizin içinde aynı temel duygular var.

Sevgi, umut, özlem, mutluluk ve anlaşılma isteği…

Bence insan olmanın en güzel tarafı da tam burada saklı.

Farklı olabiliriz ama birbirimizi anlayabiliriz. Çünkü bazen iki insanı yakınlaştıran şey aynı olmak değil, birbirinin farklılığını kabul edebilmektir.

Bu yazımızın sonunda sizi yalnız bırakmıyoruz; “Çok kültürlü olmak ne demek” hakkında aklınıza takılan her şeyi Datpa üzerinden sorabilirsiniz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
https://promosyongazetesi.com https://zod.com.tr https://hih.com.tr Sitemap
vdcasino giriş