İçeriğe geç

Sarı Selim içkiyi bıraktı mı ?

Sarı Selim İçkiyi Bıraktı Mı?

Sarı Selim, İçki ve Biz

Kayseri’nin karanlık sokaklarında, akşam saatleri gelip geceye dönerken, ben yine o köhne kafede oturuyordum. Orası, hayatımın pek çok anında bulduğum, bir şekilde içimi dökebildiğim, ya da sadece düşüncelerimle baş başa kalabildiğim bir yer olmuştu. Ne de olsa burada büyüdüm, burada sevdim, burada kaybettim.

Ve işte o an, arkamda bir ses duydum. Sarı Selim’in adını duydum. “Sarı Selim, içkiyi bıraktı mı?” diye sordular. O soru, bir anda tüm düşüncelerimi alt üst etti.

Sarı Selim’in Değişimi: Bir Anı, Bir Hikâye

Sarı Selim’i kimse tanımazsa da, o kaybolmuş bir dosttu benim için. O kadar kaybolmuştu ki, belki de hiçbir zaman tam olarak var olmamıştı. Onu tanıdım, ya da en azından tanıdığımı düşündüm, ilk defa bir yaz akşamı, Kahve Dünyası’nda.

Selim, o zamanlar yedi yıldır alkollü içkilerle dost olmuştu. Duruşu, tavırları, gözlerindeki boşluk, alkolün etkisiyle iyice belirginleşmişti. Sarı saçları, sırtını düz tutmaya çalışan ama her an biraz daha kaymaya meyilli duruşu, tipik bir alkol bağımlısı profilini oluşturuyordu. Ama yine de, bir yerde, derinlerde bir insan olduğunu hissedebiliyordum. Bir gün değişeceğini, o boşlukların doldurulabileceğini… Belki bir umut, belki de kendi içimdeki çelişkiydi bu.

O akşam, Sarı Selim de tıpkı her zaman olduğu gibi, elinde bir bira ile geldi. Konuştuğumuzda, her zamanki boş ve anlamsız kelimelerinin ötesinde, bir şeyler vardı. O konuşma, birbirimize sarıldığımız anı, bu değişimi başlangıcını belirleyen an oldu.

İçkiyi Bırakmak ve Kendiyle Yüzleşmek

Bir süre sonra Selim, alkolden uzak durmaya karar verdiğini söyledi. Şehirdeki herkes gibi ben de bunu duyduğumda büyük bir şaşkınlık yaşadım. Çünkü, değişim söz konusu olduğunda, onun gibi birinin alkolü bırakması neredeyse imkansız gibi geliyordu. Sarı Selim’in her gece, kasvetli kafelerde sabahlara kadar içtiği o soğuk şişeleri unutamıyordum. O şişeler, aslında onun yalnızlığını simgeliyordu.

“Artık bir içkiyi bırakmak için neyi bekliyorsun?” diye sordum ona. Hemen yanıtını verdim: “Bilmiyorum, belki de bir şey değişmesi gerektiğini fark ettiğimde.”

Gerçekten de, bir şeylerin değişmesi gerekiyordu. O günden sonra, Selim’in hayatındaki boşluk giderek artmıştı. Alkol, bu boşluğu bir şekilde dolduruyordu. Ama şimdi, o büyük deliği neyle dolduracaktı?

Sarı Selim İçkiyi Bıraktı mı? Gerçekten Bıraktı mı?

Birkaç hafta geçti ve ben hala o eski Selim’i görmek için can atıyordum. Sarı Selim’in alkolle olan ilişkisi bitmiş miydi? Yoksa sadece bir geçiş dönemi miydi?

Onun hayatındaki değişim çok küçük bir yansıma gibiydi. İşte bir akşam, tam o köhne kafeye döndüm, Selim yine gelmişti ama bu kez ellerinde bir bardak su vardı. Gözlerindeki o eski boşluk yoktu, ama bir parça yalnızlık vardı. Bir yudum su içerken, bana bakıp, “Alkolsüz bir hayat bu kadar zormuş” dedi. O an, gözlerinin içindeki o yorgun ama kararlı bakışları bir kez daha hissettim. Selim, bir adım daha atmıştı. İçkiyi bırakmıştı. Ama yalnızca o kadar mıydı? Gerçekten mi?

Umut ve Hayal Kırıklığı

Selim’in içkiyi bırakmış olması, bana da bir şeyler öğretiyordu. Her insanın değişim için bir sebebe ihtiyacı vardır, ama bu sebep her zaman dışarıdan görülmeyebilir. Selim’in içkiyi bırakması, sadece alkolle ilgili değil, aynı zamanda kendi içinde verdiği bir savaşı simgeliyordu.

Bir yanda onun değişmesini beklerken, diğer taraftan içimdeki umutlar ve hayal kırıklıkları birbirine karışıyordu. Belki de bu hayal kırıklıkları, ona daha fazla vakit tanımadığım içindi. “İçkiyi bırakmak, insanı değiştirmez,” diye düşündüm bir an. Ama sonra, belki de gerçekten değiştirdiğini fark ettim.

Sonuçta Sarı Selim İçkiyi Bıraktı Mı?

Evet, Sarı Selim içkiyi bıraktı. Ama sadece fiziksel olarak değil, içsel olarak da bir adım attı. İçki, onun yalnızlıkla olan ilişkisini simgeliyordu. Şimdi ise o yalnızlıkla başka bir şekilde yüzleşiyor.

Ve ben, belki de en çok, Selim’in değişimindeki o ince noktalara, o küçük adımlara dikkat etmeyi öğrendim. Hayatımda o kadar çok değişim vardı ki, belki de en büyük değişim, dışarıdan fark edilmeyen ama içsel olarak yaşananlardı.

Sarı Selim, içkiyi bıraktı. Ama bu değişim, sadece alkolle değil, yaşamla ilgili çok daha derin bir şeyin işaretiydi. Bu yüzden, ona hala umut ediyorum. İçkiyi bırakmak sadece bir başlangıçtı, ya da belki de bir sondu. Kim bilir?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
https://promosyongazetesi.com https://zod.com.tr https://hih.com.tr Sitemap
vdcasino giriş